24 Ağustos 2012

Hello Adana!



Bayram tatili rehavetini üstünden atamayanlardanım. Kışın verdiğim tüm kiloları yeniden aldım diyebilirim. Ama Adana'nın muhteşem yemeklerini tatmadan olmazdı. Sanırım ben biraz fazla kaçırdım!


6-7 saatlik yolculuğun ardından Adana'ya ulaştık. Sabah kahvaltısını bile acılı ekmeklerle yapan Adanalılar'a ayak uydurduk. 80 km daha ilerleyip Yumurtalık -eski adıyla Ayas-a vardık.



Muhteşem doğası ve aşırı sıcağıyla karşıladı bizi şehir. Ve tabii enfes yemekleriyle. Balık çiftliğine gidip balıklarımızı seçtik.


Adana'ya gidip kebap yemeden olmaz dedik.


Bol acılı şalgamı doya doya içtik.Yumurtalık kalesini gezdik. Şehrin ünlü yemeklerinden Şırdan'ı tattık ve ben damak tadıma uyduğunu söyleyemeyeceğim.

Sıcaktan bunalıp bici bici yedik. Frozen kıvamında güzel bir tatlı :)


Adana ve çevre illerde yaşayanlar sıcaktan bunalıp yazın yaylaya yerleşiyorlarmış. Tam 1490 metre çıkıp yayla havası alalım dedik. Bunca sıcağın üzerine üşümek iyi geldi :)


Yaylada tava yenilirmiş;denedik pek beğendik. Yemeklerin evlerde hazırlanıp fırınlarda pişirilmesi fikrine bayıldık.



İçli köfte yemeden duramayanlardanım. Yayla ayranı ile enfes birlikteliği başımı döndürdü. Ya da sanırım yayla havası çarptı!


Bir de kömbe deneyimi yaşadım ki sormayın gitsin. Bol baharatlı enfes kurabiyeyi yemeden dönmeyin!


Bol fotoğraflı,acılı,lezzetli,eğlenceli bir seyahatti bizimkisi. Yeni yerler görmenin keşfetmenin heyecanını kaybetmemeniz dileğiyle!